Orhan EREN

Yemek yapmaya olan merakım ve gurme oluşum beni et işini öğrenmeye itti. 25 yaşımdan sonra et işlemesini öğrendim. Uzun yıllar gıda sektöründe satış – pazarlama alanında yöneticilik yaptım. Bunun bir döneminde et işi de vardı. Bir süre sonra işletmesini ve kâr ortaklığını yaptığım bir kasabı Steak House’a çevirdim.

Kısa sürede yapmış olduğum yeni bir tarz ve anlayış çok ilgi gördü ve başarılı oldum. Çok geçmeden yatırımcıların dikkatini çekti ve asıl sahibi tarafından bu nokta satıldı. Benim için artık yeni bir dönem başlıyordu. Etin anavatanı olan Arjantin’e gitmeye karar verdim ama bir sorun vardı, ben yabancı dil bilmiyordum.

Çok uzak bir yer ve yabancı diliniz yok. Birkaç yol denedim olmadı. En sonunda İngiltere’de 10 yıl kalmış ve ticaret yapmış bir arkadaşımı Arjantin’e gitmek için ikna ettim ve hayallerim için yola çıktık. Gitmeden önce bir kursla anlaştık. Arkadaşım da benim için o kursa yazıldı ve orda hem eğitim aldık hem çiftlikleri gördük hem de hayvancılık fuarına katıldık. Yetmez dedim ve kısa sürede olsa Arjantin’deki steak yapan Parilla Restaurant’da staj amaçlı çalıştım. Arjantin dönüşünde arkadaşım Muhammed Koçalay ile birlikte Şehir Kasabı Steak House’u açmaya karar verdik ve açtık.

Amacımız şaşalı, süslü mekânlarının bedelini müşterilerine ödetmeyen bir işletmecilik yapmaktı. Etin doğasını bozmadan, doğal yöntemlerle etleri dinlendirerek marine edip bol çeşit sunmayı hedefledik. İnsanlarımızın gelişen bu metropollerde pikniğe gitmeye ve mangalda et yemeye vakitleri olmadığından dolayı biz onlara piknik tadında mangalda et pişiriyoruz. Paralarını mekânın şaşasına değil yedikleri ete vermeleri için bir sistem kurduk.

Lezzetli ve fiyatı uygun eti ayda yılda bir kere değil her canı mangalda istediğinde yemek isteyen müşterilerimize hizmet vermek için bir anlayış oluşturduk. Arjantin’den sonra anladım ki ülkemiz bu konuda da iyi bir noktada çünkü bizim coğrafi yapımız bu işe çok müsait. Her yöremizin ayrı bir tat veren hayvan cinsi bulunmakta. Bence, “eti yemesini bilen eti az pişmiş ve içi kanlı yer” kalıbıyla herkesi aynı şeyi yemeye mahkûm etmemeliyiz.

Kişinin damak tadına ve zevkine uygun oranda, istediği gibi pişirilmiş bir eti yemesi daha doğrudur. Bizim ülkemizin insanları da bence bu işi dünyadaki birçok ülkeden daha iyi biliyor. Bizim damak tadımız bence bir numara. Biz bu işin lokomotifi olmak istiyoruz. Uygun fiyata lezzetli etleri, pişirilmiş ve pişirilmemiş olarak müşterilerimize mekânımızda ve paket servisimiz ile evlerinde sunmayı hedefliyoruz.

Orhan EREN

Şehir Kasabı Steak House

Kurucu ortak

Bir Cevap Yazın